Selim İleri
Uzunca zamandır okuduğum ve bir türlü bitiremediğim (belki de bitmesini istemediğimden yada araya giren ‘cookie’ kitaplardan dolayı) Selim İleri’nin son şâheseri ‘Bu Yalan Tango’yu hafta sonu nihâyet bitirdim.
Selim İleri’yi okumak, O’nu anlamak benim için inanılmaz bir mutluluk.
Yazarın nisan ayında çıkan kitabını aynı ay içerisinde İzmir’de gerçekleştirilen Tüyap Kitap Fuarında kısa bir süreliğine sohbet etme fırsatı yakalayarak imzalattım ve bana kardeşim diye hitap etmesi beni tarif edilemeyecek derecede onure etti.
Kitap bildiğimiz Selim İleri kitabı. Aynı dil, aynı hüzün, aynı zarafet, aynı geçmişe özlem.
Ancak bugüne kadar yayımladığı eserler arasında yılların birikiminin doruk noktasına ulaştığı; müthiş bir dile, eşine çok nadir rastlanılabilecek bir anlatıma ve tadına doyum olmaz bir kurguya sahip, eşsiz bir başyapıt olmuş.
Özetle; romancı ‘Fatma Asaf’karakterinin gazeteci ‘Ufuk Işık’ın soruları eşliğinde 1920’li yıllarda geçen kendi iç hesaplaşmasının kaleme alındığı bir ‘romacının romanı.’
Uzun uzadıya anlatmak istiyorum; ancak tutkunları bu deneyimi kendisi yaşamalı.. ;)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder